Aaryan
Forum Üyesii
- Katılım
- 25 Ara 2022
- Mesajlar
- 22,647
- Puanları
- 36
Başkan, bir futbolcuyu özel araçla yurt dışı kampına götürürse ‘hiyerarşi’ denilen alt-üst ilişkisi gelecekte çıkmaza girer, olası kaosa kapı aralanır. Bunun yanında Orkun Kökçü transferini öylesine büyüttünüz ki ya bu genç adam beklentileri karşılayamazsa?Real Madrid’in başkan Florentino Perez geçtiğimiz günlerde görevdeki 25’inci yılını kutlarken gözümün önünden 25 yılda Beşiktaş’a başkanlık yapan isimler gelip geçiverdi. Süleyman Seba görevinden 2000 yılında ayrıldı Serdar Bilgili geldi, Bilgili gitti yerini Yıldırım Demirören aldı. Demirören veda etti Fikret Orman başkan oldu. Beşiktaş’ın en fazla tartışılan başkanı Fikret Orman’dan sonra göreve Ahmet Nur Çebi geldi. Çebi bıraktı, Hasar Arat geldi. Hasan Arat hala bilemediğimiz nedenle kaçarak gitti ve Serdal Adalı başkan oldu. 25 yıl önce 2000’de Süleyman Seba’nın 6 milyon dolar borçla (şimdinin yaklaşık 900 milyon lirası) bıraktığı Beşiktaş’ın borcu şu anda yaklaşık 20 milyar Türk Lirası’na dayandı. Real Madrid 25 yıllık süreçte 37'si futbol, 29'u basketbol toplam 66 kupa kazandı ya Beşiktaş?Aktif muhabirlik yıllarımın büyük bölümü Süleyman Seba’nın başkanlık dönemine tanıklık ederek geçti. Süleyman Seba’nın ağzından bir kez ‘ben’ kelimesi çıkmadı, her zaman ‘biz’ derdi ve eklerdi; ‘yönetim kurulundaki arkadaşlarımla…’ Aslında görünmez ‘despot’ bir yapıya sahipti, yönetim kurulundaki üyeleri dikkatle dinlerdi ama son söz her zaman Süleyman Seba’nın olurdu. Ne var ki, hiçbir zaman onları ‘kırmadı’ ve ‘ezmedi.’ Süleyman Seba denge kurmayı iyi becerirdi. Çok önemli bir futbolcu transfer edilmişse bizlerin ricasıyla fotoğraf karesinde yer alırdı. Futbolcu transferi yerine Beşiktaş’a tesis kazandırmanın peşinde koşuştururdu. Önce Zekeriya Alp sonrasında Metin Keçeli ile haftada bir otomobille Ankara’ya gider ve gerekli görüşmeleri yapardı! Transferden sorumlu yöneticiler vardı ve futbolcularla başkan değil onlar ilgilenirdi.Yaşını başını almış Beşiktaşlıların tanıklık ettiği günlerde yaşananları neden yineleme gereği duydum? Uzatmadan aktarayım; Orkun Kökçü transferinde başkan Serdal Adalı’nın tutumunu fazlasıyla yadırgadığım için. Genç futbolcuyu transfer etmeye giden Serdal Adalı, özel uçakla İstanbul’a getiren Serdar Adalı, kişiye özel araçla yurt dışındaki kampa götüren Serdar Adalı, imza törenindeki ‘tek adam’ Serdar Adalı, Orkun Kökçü’nü olduğu her karede yine Serdal Adalı… Serdal Bey, sizi bilmem ama biz zaten 20 yılı aşkın süredir ‘tek adam’ düzeninden daraldık, usandık ve bıktık. Başkan olarak sizin göreviniz Beşiktaş’ın kurumsal yapısını organize etmek, her fotoğraf karesinde yer almak değil ki! Ayrıca yönetim kurulundaki arkadaşlarınıza haksızlık ve saygısızlık ettiğinizin farkında mısınız? Öyle bir hava oluşturdunuz ki sanki siz olmasanız Beşiktaş transfer yapamayacak. Arada yönetim kurulunuzdaki diğer arkadaşlarınızda fotoğraf karelerinde yer alsınlar, ki kırılmasınlar ve gücenmesinler!Bir de başkan, bir futbolcuyu özel araçla yurt dışı kampına götürürse ‘hiyerarşi’ denilen alt-üst ilişkisi gelecekte çıkmaza girer, olası kaosa kapı aralanır. Bunun yanında Orkun Kökçü transferini öylesine büyüttünüz ki ya bu genç adam beklentileri karşılayamazsa?