Aaryan
Forum Üyesii
- Katılım
- 25 Ara 2022
- Mesajlar
- 22,647
- Puanları
- 36
Son yazımda camianın bir acayip hale geldiğini, tahmin edilemez bir çok gündeminin olduğunu dilim döndüğünce anlatmaya çalışmıştım. Shaktar maçından önce yazdığım o metni tekrar okudum, hiç de bir şey anlatamamışım. Gün geçmiyor ki absürt bir şeyler olmasın. O yüzden bu camia anlatılmaz yaşanır diyeceğim ama öyle bir duruma geldik ki yaşanmaz da bir hal alıyor. Benim gibi belli yaşa gelmiş kesim o kadar mutsuz ki onu da bir yazı ile anlatacak ustalığa sahip değilim.Genç arkadaşlara biraz tarih dersi gibi olacak ama bu yazdıklarımı lütfen iyi okusunlar. Çünkü her alanda olduğu gibi kendi kulubünün tarihinde yaşanan olayların, gelecekte nereye evrileceğimize dair bazı ipuçları barındırdığını unutmamalıyız. 1970’li yıllar Beşiktaş kulubü için çok sancılı geçmiştir. Hiç şampiyonluk yaşanmadığı gibi küme düşme tehlikelerinin de içinde olunan yıllardır. Kulüp mali açıdan harap ve bitap düşmüş, futbol takımı gs ve fb den arta kalan oyuncuların transferleri ile kalitesiz bir şekilde şişirilmiş, taraftar da isyan noktasındadır. Tüm bu durumdan yaralanan rant çeteleri kulubü mesken tutmuş dönemin başkanlarına, yöneticilerine yakınlıkları ile koçan koçan bilet alarak karaborsadan yollarını bulmakta idi. Tabi etki alanları, sadece ceplerini doldurmaya yaramayıp oyuncu seçiminden tutun da kadro yapmaya hatta hoca belirlemeye kadar varıyordu.Öte yandan ise, Beşiktaş İçin Bir Kibrit Çak kampanyası ile kulup düştüğü bu durumdan kurtarılmaya çalışılıyordu. Gelen başkanlar ise çaresiz elleri kolları bağlı çamurlu zeminde patinaj çekiyor durumda idiler adeta. Rakiplerden biri 70’lerin başında 3 sene üst üste şampiyon olurken bir diğeri de her zaman ki gibi parası ile güç gösterisi yapıyordu. Bir de üstüne üstlük Karadenizden bir fırtına da esmeye başlamıştı. Tablonun böyle olduğu o zamanlardan gelelim bugüne. Ne yazık ki (tabi ki tamamen bence) güncel durum o kadar aynı ki 70’li yılların Beşiktaş’ı ile. Mali durum, kadro çöplüğü, rakiplerin durumu çok ama çok benziyor.Ama asıl büyük tehlike aciz hükümdarların devlet konrolünü etrafındaki karanlık güçlere kaptırması misali amigolara kaptırılan yönetim şeklinin bir benzeri şimdi adeta sosyal medyaya kaptırılmış durumda. O dönemin kulube yön veren amigoları gitmiş sosyal medyada gelirlerinin nereden geldiği bilinmeyen bir sürü ‘’ fenomen ‘’ gelmiş durumda. Belki içerden yönlendiriliyorlar belki de içeriyi yönlendiriyorlar onu bilmiyoruz, aslına bakarsanız çok da önemli değil.En taze örnek teknik direktör konusu. 10 gündür Ole’nin başını yemek için bir kampanya başlatıldı. O kadar yoğun yapıldı ki Ole’ye sempati duyanların bile yahu bu hoca da hiç bir şey katmamış takıma kamp sırasında falan dediklerini duydum. Ben ole’nin avukatı falan değilim, geldiğinden beri de taktik anlamında bir şey görmedim. Kısacası yukarıda söylediğim sempatizanlarından biri değilim. Ama insaf ama ayıp ama günah yahu. Bu adam kampa 34 futbolcu götürdü, futbol takım kampı değil çıfıt çarşısı ve hemen hemen hepsi transfer giyodininde olan topçular bunlar. O yapılan idmanların etkisini, faydasını o oyuncuların konsantrasyonunu bir düşünün. Üzerine de karşısına çok sağlam bir takım çıktı. Transfer istediği 4 mevkiden 1’ne oyuncu alındı (Merkez forvet) istemediği belki de çok sonra isteyeceği bir mevki için ortalık kan gölüne döndürüldü.(Sağ bek)..Bir anda ne oldu ise tüm sosyal medyada hocanın son şansı olduğu, gönderileceği yerine utanmadan sıkılmadan Şenol Güneş ve Sergen Yalçın isimlerinin geleceğinin haberleri patladı. Beşiktaşlı olmanın temel şartı belki de ilk şartı adaletli olmaktır. Kulubün sahibi gibi görünen fenomenlerin desteklediği meşhur ikilinin şampiyonluklarından sonraki sezonlarda yaşattıkları rezaletleri bir yana, bir tanesi ilk seferinde milli takıma yanladı gitti, sonrasında kadroyu çöp ettiğini anlayıp kaçtı.. Diğeri kadro çöp dolu diye kariyerini tehlikeye atmak istmezken Morinho kovulur da Fb’nin başına geçerim diye erketeye yattı. Şimdi sosyal medyaya baksan tüm taraftarlar coşku halinde bu ikiliyi bekliyor.Nerede adalet? Yukarıda anlattık yine dilimiz döndüğünce Ole’ye verilen sözlerin ve yapılan hamlelerin ne kadar gerçekleştiğini. Biri zor zamanda ben bu işe soyunurum derken, coşku halinde beklendiği söylenen 2’linin yaptıkları ortada. Bu mudur Beşiktaş? Dedim ya biz yaştakiler keyifsiz, enerjisiz.Son olarak yönetime not ile bağlıyorum yazıyı..Ya çıkın hocayı koruyun 1 sene bizim hocamızdır diyin ya da olumsuz kararınızı açıklayın. Tekrarlayayım, hocayı gönderebilirsiniz tabi ki sizin tasarrufunuzdur bazılarımıza göre adaletli bazılarımıza göre değildir ama lütfen Beşiktaş’ı sadece 2 isme bağlamayın. Biliyoruz ki öyle insanlar değilsiniz kendinize yakışanı yapın ve kulis ile zorlama ile camia yönetmeyin. Ez cümle bu 2 şahsın yönlendirdikleri sizleri yönlendirmesin. Tarihle başladık tarihle bitirelim.. Unutmayın, tarihimizde yeniçerilerden korkup ne dedilerse yapanlar değil, Viyana kapılarana dayananlar makbuldür.. Seçim sizin..Bulent Bilirgen/duhuliye.comHABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..